Otomotiv devleri bu süreçte yalnızca lojistik hatlardaki aksaklıklarla değil, aynı zamanda tüketicilerin artan endişeleriyle de mücadele ediyor. Nissan’ın üst düzey yöneticisi Guillaume Cartier, tabloyu net bir şekilde özetledi. Cartier, “Körfez ülkelerinde otomobil talebinde yüzde 40 ila yüzde 60 arasında ciddi bir gerileme söz konusu. Bölgenin ikonik modeli Nissan Patrol bile bu durgunluktan etkilenmekten kurtulamadı” ifadelerini kullandı.
SEVKİYATLARDA DÜŞÜŞ YAŞANDI
Krizin en dikkat çekici verilerinden biri Stellantis cephesinden geldi. Peugeot, Fiat ve Jeep gibi büyük markaları bünyesinde barındıran şirket, Körfez ülkelerine yaptığı sevkiyatların yılın ilk çeyreğinde yaklaşık yarı yarıya düşerek 3 bin adet seviyesine indiğini açıkladı. Buna karşın Stellantis’in küresel satışlarının yıllık bazda yüzde 12 artış göstermesi, Ortadoğu’daki daralmanın ne kadar bölgesel ve derin olduğunu açıkça ortaya koydu.
NİSSAN ÜRETİM PLANLARINDA DEĞİŞİKLİĞE GİTTİ
Yaşanan kriz Nissan’ı üretim planlarında değişikliğe gitmeye zorladı. Ortadoğu için ayrılan parçalar Kuzey Amerika pazarına yönlendirildi. Öte yandan savaşın enerji maliyetlerini artırması, yalnızca Ortadoğu’da değil ABD’de de tüketicilerin araç satın alma kararlarını ertelemesine neden oldu. Lojistik sıkıntıları aşmak isteyen üreticiler ise Hürmüz Boğazı yerine sevkiyatlarını Cidde ve Füceyre gibi alternatif limanlar üzerinden gerçekleştirmeye çalışıyor.