Avrupa Birliği (AB), küresel rekabette elini güçlendirmek ve stratejik sektörlerde yerel üretimi desteklemek amacıyla "Sanayi Hızlandırma Yasası" (Industrial Acceleration Act) üzerindeki hazırlıklarını derinleştiriyor. Bu yeni yasal çerçeve kapsamında gündeme gelen “Made in EU” (AB Malı) yaklaşımında, Türkiye için kritik bir gelişme yaşandı. Gümrük Birliği ortaklığı çerçevesinde, Türkiye’de gerçekleştirilen üretimin de "AB menşei" kriterlerine dahil edilmesi değerlendiriliyor.
Bakan Bolat: "Entegrasyon Güçlenecek"
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, taslak düzenlemede yer alan bu yaklaşımın Türkiye-AB ticari bağları açısından dönüm noktası olabileceğini ifade etti. Türkiye’nin on yıllardır Avrupa üretim zincirinin ayrılmaz bir parçası olduğunu hatırlatan Bolat, yeni düzenleme ile sanayi ve üretim alanındaki bu entegrasyonun daha ileri bir seviyeye taşınmasının hedeflendiğini belirtti.
Otomotiv ve Tedarik Zinciri İçin Ne Anlama Geliyor?
Söz konusu taslak, Avrupa’daki kamu alımları ve devlet teşviklerinde "Avrupa içi üretim zincirinden" gelen ürünlere öncelik verilmesini öngörüyor. Türkiye’nin dev bir otomotiv üretim üssü olması, yerli üreticilerimiz ve yan sanayi şirketlerimiz için bu düzenlemeyi hayati kılıyor. Uzmanlar, Türkiye’nin bu kapsama alınmasının AB pazarına erişimde rekabet avantajını koruyacağını vurguluyor.
Mobilite ve Filo Sektörüne Etkisi
Üretimdeki bu olası statü değişikliği, sadece fabrikaları değil, araç kiralama ve mobilite dünyasını da yakından ilgilendiriyor. Avrupa merkezli üretim ağının güçlü kalması; yeni nesil elektrikli araçların Türkiye pazarına arzını hızlandırabilir, model çeşitliliğini artırabilir ve filo yenileme maliyetlerini daha öngörülebilir kılabilir. Henüz taslak aşamasında olan bu süreç, sektör paydaşları tarafından stratejik bir dikkatle izleniyor.