Bir otomobil sahibi olmanın gerçek maliyeti, anahtar teslim fiyatının çok ötesinde şekilleniyor. Vatandaşlar için araç satın almak bir "hedef" olarak görülse de, asıl nakit akışı aracı kapının önüne çektikten sonra başlıyor. Yakıt, sigorta, Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) ve periyodik bakım kalemleri birleştiğinde, hane halkı bütçesinde yıllık bazda devasa bir yer kaplıyor.
Asıl maliyet kalemi kullanım alışkanlıklarında gizli
Otomobil maliyetlerini "küçük kalemler" olarak görmenin yanıltıcı olduğunu belirten ekonomi uzmanları, özellikle yakıt ve servis giderlerinin ana sürükleyici olduğunu vurguluyor. Kullanım alışkanlıklarına göre değişkenlik gösteren bu kalemler, yıllık toplamda ciddi bir yük oluşturuyor. "Aracı almak bir defalık bir işlem, ancak aracı yaşatmak süreklilik arz eden bir maliyet kalemi" diyen uzmanlar, kullanım sıklığının bütçe planlamasında ilk sıraya yazılması gerektiğini ifade ediyor.
Yatırım değil, düzenli tüketim varlığı
Pek çok kişinin düştüğü en büyük hata, otomobili bir yatırım aracı olarak konumlandırmak. Oysa otomobil, bütçeye etkisi satın alma anında değil, her ay düzenli ve sarsıcı şekilde hissedilen bir tüketim varlığıdır. Yıllık maliyet tablosunu net bir şekilde görmeden araç sahibi olmak; kira, birikim ve diğer yatırım planlarının aksamasına neden olabiliyor.
"Ay sonunu sürprize bırakmayın"
Sağlıklı bir finansal planlama için rakamları bilerek yola çıkmak şart. Otomobilin yıllık toplam giderini öngörmeden trafiğe çıkmak, ay sonu finansal dengesini tesadüflere bırakmak anlamına geliyor. Uzmanlar, araç sahiplerinin veya araç almayı düşünenlerin şu dört temel kalemi yıllık bazda mutlaka hesaplamasını öneriyor:
-
Sabit Giderler: MTV, zorunlu trafik sigortası ve kasko.
-
Değişken Giderler: Yakıt tüketimi ve otopark ücretleri.
-
Bakım ve Onarım: Periyodik bakımlar, lastik değişimi ve beklenmedik arızalar.
-
Değer Kaybı: Aracın yaş ve kilometre nedeniyle uğradığı aşınma payı.