Bakan Bayraktar, konutlarda kullanılan doğal gazın yaklaşık yüzde 45’inin ve elektriğin yaklaşık yüzde 50’sinin devlet tarafından karşılandığını ifade etti. Ancak bu desteklerin bütçeye maliyetinin planlanan seviyelerin üzerine çıktığını da sözlerine ekledi. Enerji güvenliği ve arz sürekliliği konusunda değerlendirmelerde bulunan Bayraktar, Hürmüz Boğazı’ndaki krizin etkilerinin yönetilebilir düzeyde olduğunu söyledi. Türkiye’nin doğal gaz taşımacılığında bu rotayı kullanmadığını, petrol taşımacılığında ise bağımlılığın yalnızca yüzde 10 seviyesinde olduğunu belirterek arz güvenliği açısından bir risk öngörmediklerini dile getirdi. Ayrıca akaryakıtta uygulanan Eşel Mobil sistemi kapsamında devletin yıl sonuna kadar yaklaşık 600 milyar liralık vergi gelirinden vazgeçmiş olacağını ifade etti.
“KÜRESEL GERİLİM MALİYET HESAPLAMALARINI ZORLAŞTIRIYOR”
Enerji fiyatlarında öngörülebilirliği sağlamak amacıyla yılda tek seferlik düzenleme prensibiyle hareket ettiklerini yineleyen Bayraktar, İran, İsrail ve ABD merkezli küresel gerilimlerin maliyet hesaplamalarını zorlaştırdığını belirtti. Buna rağmen hedeflerinin, fiyat artışlarını enflasyon oranıyla sınırlı tutmak olduğunu söyledi. Vatandaşların enerji maliyetlerini azaltmak amacıyla ayrılan 620 milyar liralık destek bütçesinin güncel durumu hakkında da bilgi verdi.
“DOĞAL GAZDA YENİ TARİFEYE GEÇİLECEK”
Doğal gazda yeni bir kademeli tarife modeline geçileceğini açıklayan Bayraktar, fazla tüketim yapan abonelerin destekten daha az yararlanacağını ifade etti. Bu sistemde her ilin son beş yıllık ortalama tüketimi baz alınacak ve ortalamanın %75 üzerinde tüketim yapanlar destek kapsamı dışında bırakılacak. İklim farklılıkları nedeniyle Antalya ve Erzurum gibi illerde farklı eşikler uygulanacak. Tasarruf yaparak ortalamanın altına düşen kullanıcılar ise bir sonraki ay yeniden destek kapsamına dahil edilecek.
“YENİ PETROL REZERVLERİ BULUNABİLİR”
Türkiye’nin denizlerdeki arama ve üretim faaliyetlerine de değinen Bayraktar, Somali açıklarında yürütülen sismik çalışmaların olumlu sonuçlar verdiğini ve bölgede petrol rezervi bulunabileceğini belirtti. Ancak rezervin ekonomik büyüklüğünün netleşmesi için sondaj çalışmalarının tamamlanması gerektiğini ifade etti. Türkiye Petrolleri’ni milyon varil üretim kapasitesine sahip küresel bir aktör haline getirmeyi hedeflediklerini vurguladı.




