Nisan ayı itibarıyla piyasanın canlı olduğunu belirten Eroldu, hafif ticari araç segmentinde geçen yıl kaybedilen liderliğin yeniden kazanıldığını ve bunun sektör açısından oldukça olumlu bir gelişme olduğunu dile getirdi. Düzenlediği basın toplantısında konuşan Eroldu, Türkiye’nin otomobil üretiminde Avrupa Birliği içinde altıncı sırada yer aldığını, hafif ticari araçlarda birinci, toplam hafif araç üretiminde ise beşinci konumda bulunduğunu söyledi. Ayrıca otobüs üretiminde liderliğin sürdüğünü vurgulayan Eroldu, Türkiye’nin dünya genelinde dördüncü büyük otobüs üreticisi olduğunun altını çizdi.
AVRUPA’DA LİDER
Türkiye’nin hem hafif ticari araç hem de otobüs üretiminde Avrupa’da en yüksek üretim hacmine sahip ülke olduğunu belirten Eroldu, hafif ticari araçta dünya sıralamasında dokuzuncu sırada yer alındığını ve bunun küresel ölçekte önemli bir kapasiteye işaret ettiğini ifade etti. Bu verilerin aynı zamanda Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ne kadar entegre olduğunun da göstergesi olduğunu söyledi. Avrupa pazarında daralma yaşandığını hatırlatan Eroldu, hafif ticari araç pazarının yüzde 8,8 küçülmesine rağmen Türkiye’nin bu pazara yaptığı ihracatı artırdığını belirtti. Kamyon pazarında Türkiye’nin Avrupa’da dördüncü, otobüs pazarında ise beşinci sırada olduğunu ifade eden Eroldu, birçok segmentte ilk beş içinde yer almanın Türkiye ekonomisinin Avrupa’daki güçlü konumunu gösterdiğini söyledi. Ancak Avrupa’daki daralmanın ekonomik yavaşlamaya işaret ettiğini de ekledi.
YERLİLİK ORANI ARTTI
Yılın ilk çeyreğinde Türkiye’de toplam üretimin yüzde 7 gerilediğini hatırlatan Eroldu, bu düşüşte bazı firmaların yeni yatırımlar nedeniyle üretimi geçici olarak azaltmasının etkili olduğunu belirtti. Bazı üyelerde artış görülürken, bazılarında üretim ve ihracatta düşüş yaşandığını ifade etti. Buna karşın otomobil pazarının Avrupa ile paralel bir seyir izlediğini söyledi. İhracat adetlerinde düşüş yaşansa da toplam ihracat değerinin yüzde 3 arttığını belirten Eroldu, otomotiv sektörünün Türkiye ihracatındaki lider konumunu koruduğunu vurguladı. Türkiye’de tüketicilerin otomobili bir yatırım aracı olarak görmesi nedeniyle ekonomik dalgalanmalarda talebin Batı Avrupa’ya kıyasla daha dirençli kaldığını ifade etti. Bu nedenle nisan ayında showroomların hareketli olduğunu, mart ayının da kötü geçmediğini belirtti. Yerlilik oranının geçen yılın aynı dönemine göre 4 puan artarak yüzde 36’ya çıktığını söyleyen Eroldu, yeni yatırımların devreye girmesiyle birlikte yüzde 60 seviyesindeki kapasite kullanım oranının daha da yükseleceğini öngördüklerini dile getirdi.
“SINIRLI BİR DARALMA ÖNGÖRÜYORUZ”
Türkiye ile Avrupa Birliği arasında otomotiv alanında bir sorun beklemediklerini belirten Eroldu, Avrupalı markaların Türkiye’de önemli paya sahip olduğunu ve üretim açısından tamamlayıcı bir yapı bulunduğunu ifade etti. Türkiye’nin ihracatında yüzde 40 oranında komponent payı olduğunu da sözlerine ekledi. Eroldu, İsrail-İran geriliminin etkisiyle Türkiye için tahminlerde aşağı yönlü revizyona gittiklerini belirterek, ihracat beklentisinin yüzde 4, toplam üretim beklentisinin ise yüzde 2 düşürüldüğünü ifade etti. Türkiye pazarında da 2025’e kıyasla sınırlı bir daralma öngördüklerini sözlerine ekledi.




