Türkiye’de zorunlu olan trafik sigortası, yalnızca karşı tarafın zararlarını karşılıyor. Kiralık araçla yapılan kazalarda ise sigorta kapsamı; kazanın oluş şekline, sürücünün kusur oranına ve kiralama sırasında satın alınan ek güvencelere göre değişiklik gösteriyor. Uzmanlar, sürücülerin mağduriyet yaşamaması için hem sözleşme detaylarına hem de kaza sonrası prosedürlere dikkat etmesi gerektiğini belirtiyor.
Trafik sigortası ve kasko arasındaki fark
Kiralık araçlarda bulunan “Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası” yani trafik sigortası, üçüncü şahıslara verilen maddi zararları karşılıyor. Kiralanan aracın kendi hasarları ise çoğunlukla “Rent a Car Kasko” kapsamında değerlendiriliyor. Ancak standart kasko poliçelerinde belirli bir muafiyet limiti bulunduğundan, hasarın bir kısmı kullanıcıya yansıtılabiliyor.
Sigortanın geçersiz sayıldığı durumlar
Bazı durumlarda kasko ve ek güvenceler devre dışı kalıyor ve tüm sorumluluk sürücüye ait oluyor. Sigortanın geçersiz sayıldığı başlıca durumlar şöyle sıralanıyor:
Sürücünün alkollü ya da uyuşturucu madde etkisi altında olması
Ehliyetsiz araç kullanımı veya hız sınırlarının aşılması
Kaza tespit tutanağının tutulmaması ya da alkol raporunun alınmaması
Aracın, sözleşmede adı bulunmayan ek sürücüler tarafından kullanılması
Kaza anında yapılması gerekenler
Uzmanlar, kiralık araçla kaza yapılması halinde sürücülerin şu adımları eksiksiz yerine getirmesi gerektiğini vurguluyor:
-Araç güvenli bir noktaya çekilmeli, dörtlüler yakılmalı ve reflektör yerleştirilmeli.
-Maddi Hasarlı Kaza Tespit Tutanağı doldurulmalı. Tek taraflı kazalarda ise polis veya jandarmaya haber verilerek resmi rapor tutulmalı.
-Araçtaki hasarlar ve yol durumu farklı açılardan fotoğraflanmalı.
-Araç kiralama şirketiyle hızlı şekilde iletişime geçilerek yol yardım hattına bilgi verilmeli.
-Tutanak, alkol raporu ve ehliyet fotokopisi gibi belgeler en geç 24 saat içinde kiralama şirketine teslim edilmeli.
Ek güvenceler finansal riski azaltıyor
Araç kiralama şirketlerinin sunduğu ek güvence paketleri, sürücünün maddi yükünü önemli ölçüde azaltabiliyor. Mini Hasar Sigortası (LCF) sayesinde belirli limitler dahilinde lastik, cam ve far hasarları beyanla karşılanabiliyor. “Tam Kasko” seçenekleri ise muafiyet bedelini ortadan kaldırarak sürücünün finansal riskini minimum seviyeye indiriyor.




